♥♥♥♥ TÜM GÖNÜL DOSTLARIMIZIN, BLOG SAYFALARINDAN YEMEK VE GEZİ PAYLAŞIMININ VEFALI ARKADAŞLARIMIZIN, MÜBAREK RAMAZAN BAYRAMINI KUTLUYOR, SAĞLIK SIHHAT BİRLİK DİRLİK ESENLİK İÇİNDE DAHA NİCELERİNE SEVENLERİ VE SEVDİKLERİ İLE ULAŞMALARINI DİLİYORUZ... ♥♥♥♥
SEYYAH & SOFRAM...

26 Haziran 2009 Cuma

Kereviç

Kereviç

Kereviç, Antakya, Mersin, Gaziantep illerinde ve çevrelerinde gerebiç, kerebiç gibi isimlerle yörelerine göre değişik şekillerde yapılıyor. Ben de bu güzel lezzetle yıllar öncesinde yeni evlendiğimizde eşimin memleketi Antakya’da tanıştım. Köpüğüyle birlikte nefis bir lezzet olan Kereviçi ben de sizlere orada öğrendiğim şekliyle tanıtacağım. Antakya’da Kereviç genellikle yeni mahsul zeytinyağı çıktığında bir nevi zeytinyağının kalitesini kontrol amaçlı da yapılırmış. İçinde yumurta da olmadığı için kapalı bir kabın içinde uzun süre kalabiliyor. Özellikle de bayramlarda çok miktarlarda yapılıyor. Onun için yapılacak miktara göre ölçü için gerekli kabı siz belirliyorsunuz. Ben ölçü olarak kâse kullandım. Sizler de ölçü olarak istediğiniz büyüklükte bardak, kâse kullanabilirsiniz. Ceviz için bir ölçü kullanmadım, göz kararı ayarlayabilirsiniz, yetmezse tekrar ilave edebilirsiniz. Ben bir tabak hazırladım yetmeyince bir tabak daha ekledim, yeterli geldi. Şekeri çok fazla olmasın çünkü pişip soğuduktan sonra sertleşmesine neden olabiliyor. Bir de Kereviçi köpüğüyle birlikte yiyeceksiniz ki o zaman lezzetine varabileceksiniz. Bu Antakya’da hiç sorun değil, kereviçi yapar, çarşıdan da kabınızı götürür, köpüğünüzü alır, afiyetle yersiniz. Ama burada öyle bir imkânımız olmadığı için ben de nette araştırıp, köpüğü yapmaya karar verdim Zaten bunun için gerekli olan çöven otu kökünü de almıştım. Netteki tarife göre köpüğümü de yaptım ve bayramda bizler ve misafirlerimiz afiyetle yedik. Köpük tarifini de daha sonra vereceğim.

Malzemeler:
2 ölçü sızma zeytinyağı
1 ölçü su
1 ölçü tozşeker
1 paket kabartma tozu
1 çay kaşığı silme karbonat
Alabildiği kadar un
Kereviç kalıbı

İçi İçin:
Çekilmiş ceviz içi
Tozşeker(şeker çok olmasın)
Tarçın


Yapılışı:
Bir yoğurma kabına su, şeker, zeytinyağını koyun, şeker eriyene kadar iyice karıştırın. Sonra un ve kabarma tozu, karbonatı da katarak kulak memesi yumuşaklığında bir hamur yoğurun. Şeker, çekilmiş ceviz ve tarçını karıştırarak içini hazırlayın. Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar kopartarak yuvarlayın ve içli köfte yapar gibi hamurun içini oyarak inceltin ve ceviz karışımından koyarak kapatın, kalıba bastırarak şekil verin. Sonra ters çevirerek çıkarıp, yağlanmış tepsiye dizin. Yağlanmış fırın tepsisine dizerek çok kızartmadan pişirin. Soğuduktan sonra köpüğüyle birlikte servis yapın. Eğer köpük yoksa üzerine pudra şekeri de serpebilirsiniz.
Afiyet olsun.

22 Haziran 2009 Pazartesi

Dolamalı Yufkada Su böreği

Dolamalı Yufkada Su böreği

Bu böreği de yine Oktay Usta’nın çay saati tarifleri kitapçığından yaptım. Gerçek bir su böreği gibi oldu. Hem de daha pratik, bizler çok severek yedik çayımızın yanında, sizlere de hiç olmazsa bir kerecik deneyin derim.

Malzemeler:
3 yufka
2 adet yumurta
100 gr tereyağı
Soğuk su
Zeytinyağı

İçi için:
Beyaz peynir
Maydanoz
Dereotu, nane (isteğe bağlı)



Yapılışı:
Bir tavada tereyağını eritin, ılınınca yumurtaları kırın ve karıştırın. Yufkayı masaya serin. Üzerine fırçayla yumurta yağ karışımından sürün ve yufkayı ortadan keserek ikiye bölün. Peynir maydanoz karışımından yufkanın üzerine serpiştirin. Yuvarlak taraftan başlayarak rulo yapın. Tüm yufkalara aynı işlemi uygulayın. Daha sonra ruloları büyük boy bir teflon tavanın ortasından başlayarak, gül böreği gibi dolayarak sarın. Ruloların tavayı tam olarak doldurmasına dikkat edin. Sonra üzerine çıkacak kadar soğuk su koyun 5- 6 dakika beklettikten sonra üzerine bir tabak kapatıp, tavayı eğerek olabildiğince suyunu süzdürün. Üzerine ve yanlarına zeytinyağı döküp orta ateşte altı kızarana kadar pişirin. Sonra ters çevirerek diğer yüzünü de kızartın ve bir servis tabağına alarak ilk sıcaklığı geçtikten sonra servis yapın.
Afiyet olsun.

19 Haziran 2009 Cuma

Bahçemizden görüntüler

Bahçemizden görüntüler

Mevsim değişimi başladığında toprakta ilgi ve uğraş başlar, canlanma kendini belli eder. Babamlarında şehrin dışında önceleri yazlık diye yaptıkları şimdilerde ise belediye olup şehirleşme kapsamında olan bir yerleri var. Bahar geldiğinde yavaş yavaş ilgilenmeye başlarlar. Toprak otlardan ve önceki sebze artıklarından temizlenir, yeni toprak ve gübre alır, bahçeyi hazırlar.
Annemle birlikte aldıkları fideleri bölümlere yer yer ekmeye başlarlar. Aslında yaptıkları sadece oyalanma diye başlar ama yaz sonu hatta sonbaharın ilk aylarına kadar yetecek nitelikte ürün alır taze taze yeriz.



Bu sene gene uğraş verip bahçeyi temizleyip düzenlemişti. Bir bölüme domates fideleri ki çiçek açmaya başladı hatta ufak ufak verdi bile. Diğer bir bölüme salatalık, karşı taraflarına çarliston, kıl, kırmızı ve dolmalık biberlerden, ön kısmına patlıcan fideleri dikmişler. Ayrıca diğer bir kısma da bakla, taze kabak, enginar, bunların yan tarafına da maydanoz, nane, taze soğan tohumları ekmişlerdi.
Duvar kenarlarında ısırgan, dikensiz böğürtlen ve dağ çilekleri yerleştirmiş. Bunların arasında ise erik ağacı, şeftali ağacı, zeytin ağacı, incir ağaçları, elma ağaçları, ne yazık ki kuruyan vişne ağacı var. Diğer bir köşede ise kırmızı kokulu üzüm asması var ki verdiğinde tadına doyum olmuyor.
Girişte ise gözü gibi baktığı beyaz ve kırmızı üzümlerden oluşturduğu asma altı ile kamelyası var.
Bütün bir yaz her ikisi de bunlarla uğraşıp oyalanır elde ettikleri birkaç tabak ürünlerle yaptıklarını bizlere yedirdiklerinde ise mutluluklarına diyecek olmaz.

11 Haziran 2009 Perşembe

Nişastalı Kurabiye

Nişastalı Kurabiye

Bu kurabiye tarifini bir gazetenin verdiği Oktay Usta ile çay saati kitapçığından aldım. Çok güzel bir kurabiye oldu. Özellikle çocuklar çok beğendiler. Bunu yapalı çok oldu ama bundan sonra bu kurabiyeden birçok kere yaptım. Sizlere de tavsiye ederim. Yapacak olanlara kolay gelsin diyorum.

Malzemeler:
1 paket yumuşamış margarin
2 adet yumurta
1 su bardağı tozşeker
1 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
3 su bardağı nişasta
Üzerine:
Pudra şekeri
Marmelat




Yapılışı:
Bir kaba yumuşamış margarini alın ve iyice karıştırın ve yumurtaları ekleyerek karıştırmaya devam edin. Daha sonra sırasıyla diğer malzemeleri de ekleyerek kulak memesi yumuşaklığında bir hamur yoğurun. Hamuru 1 cm kalınlığında açarak istediğiniz kalıplarla keserek yağlanmış fırın tepsisine dizin. Kızlar da kurabiyeleri yaparken yuvarlayıp ortasına fındık koydular.170 derecede çok fazla kızarmadan pişirin. Fırından çıktıktan sonra bir servis tabağına alın, ilk sıcaklığı geçtikten sonra üzerine pudra şekeri serpin veya evinizde bulunan bir marmelat çeşidinden kurabiyelerin üzerine sürün. Ben kızılcık marmeladı sürdüm çok güzel oldu. Oktay Usta ise benmari usulü erittiği çikolatayı kurabiyenin bir ucuna batırıp yeşil fıstığa bulamıştı. Yani istediğiniz şekillerde sunum yapabilirsiniz.
Afiyet olsun.

5 Haziran 2009 Cuma

Kabak oturtma

Kabak oturtma

Diğer blogcu sayfasında paylaşımlarımızı yaparken hazırlayıp arşivimize koyduğumuz bu tarifi, bilgisayarımızı tararken bulduk. Geçte olsa sizlerle paylaşmak için bu sayfaya ekliyorum.
Bizler kabak oturtmayı her zaman severek yeriz, sizlerin de beğeneceğinizi umuyorum.


video

Malzemeler:
1 kg taze kabak
200 gr kavrulmuş kıyma
1 kuru soğan
3 domates
1 taze kırmızıbiber
3 -4 tane yeşilbiber
1 tatlı kaşığı biber salçası
1 tatlı kaşığı domates salçası
Karabiber, kırmızı pul biber, tuz
Zeytinyağı

Yapılışı:
Kabakları soyup yıkayın halka halka doğrayıp tuzlayın, bol yağda hafif kızartın.
Yemeklik doğradığınız soğanı zeytinyağında kavurup, kavrulmuş kıymayı da katıp birkaç kez karıştırın. Doğradığınız biberleri de katın kavurmaya devam edin. Biberler yumuşadığında, arzunuza göre salçasını, küp küp doğradığınız domatesleri de ekleyin ve domatesler suyunu verip iyice yumuşayana kadar pişirin. Ateşten aldıktan sonra baharatlarını da katarak tatlandırın.
Yayvan bir tencereye kızarmış kabakları bir sıra dizin. Üzerine hazırladığınız bu harçtan yayın. Sonra tekrar kabak ve en üste harcı gelecek şekilde yerleştirin. Yemeğin üstünü aşmayacak şekilde suyunu koyun ve kısık ateşte pişirin. Sıcak olarak yanında pilavla servis yapabilirsiniz.
Afiyet olsun.